Düşbaz Kitaplar, iki yeni kitabı okurla buluşturdu
Düşbaz Kitaplar, iki yeni kitabı okurla buluşturdu
Düşbaz Kitaplar, Şubat 2025’te yeni kitaplarıyla okurlarla buluştu. Kerem Ilgar’ın "Ben Sadece Kuşları Severim" romanı, saf kötülüğü işlerken, Michael Wildenhain’ın "Yapay Zekânın Kısa Tarihi" kitabi, yapay zekânın gelişimini kültürel bağlamda ele alıyor.
Haber Giriş Tarihi: 25.02.2025 14:39
Haber Güncellenme Tarihi: 25.02.2025 14:44
Kaynak:
Bülten
Düşbaz Kitaplar Şubat 2025’te, Kerem Ilgar’ın cesur ve sarsıcı yeni romanı Ben Sadece Kuşları Severim ile bilgisayar bilimcisi ve yazar Michael Wildenhain’ın ilgi çekici kitabı Yapay Zekânın Kısa Tarihi’ni okurlarla buluşturdu! Adalet, kötülük, suç, ceza gibi yaşama ve insana dair temel kavramları odağına alan Ben Sadece Kuşları Severim, saf kötülüğün çarpıcı hikâyesini son derece sert ve gerçekçi bir dille anlatırken başkarakterin acımasız dürüstlüğüyle de okurları, insanın içindeki şeytanla yüzleşmeye davet ediyor. Yapay zekânın tarihsel gelişimi ve insanlıkla ilişkisine dair disiplinlerarası bir özet sunan Yapay Zekânın Kısa Tarihi ise teknik gelişim tarihinin ötesine geçecek kültürel bir okuma sunuyor. Düşbaz Kitaplar’ın tüm eserleri, raflarda ve internet satış sitelerinde!
BEN SADECE KUŞLARI SEVERİM
Yazar: Kerem Ilgar
Ben sadece kuşları severim. Öyle hepsini de değil. Sadece iki kuş vardır beni kendisine çeken. Çünkü̈ benim yaşamım onlarda gizlidir. Herhangi bir belgeselde tesadüfen karşınıza çıkan iki kuş, aslında benim hayatımın bir özeti de olabilir: Gugukkuşu ve balkılavuzu. Bu iki kuşu o kadar çok severim ki sağ omzumda balkılavuzu kuşunun büyükçe bir dövmesini, sol omzumda ise yine aynı ebatlarda bir gugukkuşunu taşırım.
Yıllarca Balkılavuzu olarak anıldım. Yapmadığım kötülük var mı bilmiyorum, ayrıca aldığım hiçbir sorumluluğu hatırlamıyorum. Hayatımın günahlarla dolu olmasını umursamıyorum. Yaptıklarımdan asla pişman olmadım. Şimdi sana gerçek beni anlatacağım. Şimdi seni şeytanla tanıştıracağım. Eğer buna hazırsan, kitabın ilk sayfasını açmanı bekliyorum.
Kerem Ilgar’ın Ben Sadece Kuşları Severim adlı romanı bir kötülüğün resmini çiziyor; kötülük, romantik ve adil betimlemelerden ziyade tüm saflığıyla ete kemiğe bürünüyor ve bizleri, insanın korkutucu gerçekliğiyle tanışmaya davet ediyor.
YAPAY ZEKÂNIN KISA TARİHİ
Yazar: Michael Wildenhain / Çevirmen: Arzu Akay Kaya
Uzun zamandır robotların, otomasyonun, yapay zekânın varlığından korkup kaçıp biryandan da bu varlığın hayaline kapılıp büyüleniyoruz. Ödüllü yazar Michael Wildenhain da en başa gidiyor ve yapay zekânın gerçekten de kendi bilincini geliştirip geliştirmediğini sorguluyor. Yazar, Kasım 2022’de ChatGPT’nin de sahneye çıkmasıyla birlikte kullanımına dair tartışmaların zirve yaptığı yapay zekânın gelişimini ve alımlanmasını birkaç merkezde incelemeye alıyor: Mary Shelley, Johann Wolfgang von Goethe gibi yazarlardan Herbert A. Simon, Allen Newell ve Alan Turing gibi programlamanın öncülerine ve Gottlob Frege ve John Rogers Searle gibi filozoflara kadar giderek yapay zekânın gelişimini anlatıyor ve en önemlisi geleceğini tartışıyor. Yapay Zekânın Kısa Tarihi, ilk bilgisayarın ortaya çıkışından nörolojik ağlara kadar pek çok alanda kuş bakışı yolculuk yapabileceğimiz çokdisiplinli ve disiplinlerarası bilgilerle dolu,müthiş bir kılavuz.
“Yapay zekâ, silahları otomatik olarak ateşleyemediği sürece insanların hayatta kalıp kalmayacağına insanlar karar verecek. Yine de akıllı makinelerin insanlığın karşısına geçipgeçmeyeceği konusuyla ilgilenmemiz gerekiyor. Yazar Michael Wildenhain, kısasüre önce yayımlanan kitabında yapay zekâ sistemlerinin ne derece zeki olduğuve bir bilince sahip olup olmadığı üzerinde duruyor. Yazar, bilgisayar bilimive felsefe kaynaklarından yararlanırken edebi unsurların da içeriğe akmasınaizin veriyor. Son kertede, ruhsal varlıklara inanılması durumunda makinelerinbilincinin olduğuna inanılabileceğini söyleyerek tartışmayı teolojik alanahavale ediyor...”
Jutta Blume, Neues Deutschland
“Durumu ‘Bilgisayarlaredebiyatı yaratmaz ancak yapay zekâ fikrinin babası edebiyattır,’ ifadesiyleözetleyen Wildenhain, kitabında yapay zekânın eçirdiği ‘uzun kış’ın ardından2022 yılında ChatGPT’nin sahneye çıkmasıyla birlikte makinelere yönelik beklentilerinve korkuların yeniden canlandığına değiniyor...”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Düşbaz Kitaplar, iki yeni kitabı okurla buluşturdu
Düşbaz Kitaplar, Şubat 2025’te yeni kitaplarıyla okurlarla buluştu. Kerem Ilgar’ın "Ben Sadece Kuşları Severim" romanı, saf kötülüğü işlerken, Michael Wildenhain’ın "Yapay Zekânın Kısa Tarihi" kitabi, yapay zekânın gelişimini kültürel bağlamda ele alıyor.
Düşbaz Kitaplar Şubat 2025’te, Kerem Ilgar’ın cesur ve sarsıcı yeni romanı Ben Sadece Kuşları Severim ile bilgisayar bilimcisi ve yazar Michael Wildenhain’ın ilgi çekici kitabı Yapay Zekânın Kısa Tarihi’ni okurlarla buluşturdu! Adalet, kötülük, suç, ceza gibi yaşama ve insana dair temel kavramları odağına alan Ben Sadece Kuşları Severim, saf kötülüğün çarpıcı hikâyesini son derece sert ve gerçekçi bir dille anlatırken başkarakterin acımasız dürüstlüğüyle de okurları, insanın içindeki şeytanla yüzleşmeye davet ediyor. Yapay zekânın tarihsel gelişimi ve insanlıkla ilişkisine dair disiplinlerarası bir özet sunan Yapay Zekânın Kısa Tarihi ise teknik gelişim tarihinin ötesine geçecek kültürel bir okuma sunuyor. Düşbaz Kitaplar’ın tüm eserleri, raflarda ve internet satış sitelerinde!
BEN SADECE KUŞLARI SEVERİM
Yazar: Kerem Ilgar
Ben sadece kuşları severim. Öyle hepsini de değil. Sadece iki kuş vardır beni kendisine çeken. Çünkü̈ benim yaşamım onlarda gizlidir. Herhangi bir belgeselde tesadüfen karşınıza çıkan iki kuş, aslında benim hayatımın bir özeti de olabilir: Gugukkuşu ve balkılavuzu. Bu iki kuşu o kadar çok severim ki sağ omzumda balkılavuzu kuşunun büyükçe bir dövmesini, sol omzumda ise yine aynı ebatlarda bir gugukkuşunu taşırım.
Yıllarca Balkılavuzu olarak anıldım. Yapmadığım kötülük var mı bilmiyorum, ayrıca aldığım hiçbir sorumluluğu hatırlamıyorum. Hayatımın günahlarla dolu olmasını umursamıyorum. Yaptıklarımdan asla pişman olmadım. Şimdi sana gerçek beni anlatacağım. Şimdi seni şeytanla tanıştıracağım. Eğer buna hazırsan, kitabın ilk sayfasını açmanı bekliyorum.
Kerem Ilgar’ın Ben Sadece Kuşları Severim adlı romanı bir kötülüğün resmini çiziyor; kötülük, romantik ve adil betimlemelerden ziyade tüm saflığıyla ete kemiğe bürünüyor ve bizleri, insanın korkutucu gerçekliğiyle tanışmaya davet ediyor.
YAPAY ZEKÂNIN KISA TARİHİ
Yazar: Michael Wildenhain / Çevirmen: Arzu Akay Kaya
Uzun zamandır robotların, otomasyonun, yapay zekânın varlığından korkup kaçıp biryandan da bu varlığın hayaline kapılıp büyüleniyoruz. Ödüllü yazar Michael Wildenhain da en başa gidiyor ve yapay zekânın gerçekten de kendi bilincini geliştirip geliştirmediğini sorguluyor. Yazar, Kasım 2022’de ChatGPT’nin de sahneye çıkmasıyla birlikte kullanımına dair tartışmaların zirve yaptığı yapay zekânın gelişimini ve alımlanmasını birkaç merkezde incelemeye alıyor: Mary Shelley, Johann Wolfgang von Goethe gibi yazarlardan Herbert A. Simon, Allen Newell ve Alan Turing gibi programlamanın öncülerine ve Gottlob Frege ve John Rogers Searle gibi filozoflara kadar giderek yapay zekânın gelişimini anlatıyor ve en önemlisi geleceğini tartışıyor. Yapay Zekânın Kısa Tarihi, ilk bilgisayarın ortaya çıkışından nörolojik ağlara kadar pek çok alanda kuş bakışı yolculuk yapabileceğimiz çokdisiplinli ve disiplinlerarası bilgilerle dolu,müthiş bir kılavuz.
“Yapay zekâ, silahları otomatik olarak ateşleyemediği sürece insanların hayatta kalıp kalmayacağına insanlar karar verecek. Yine de akıllı makinelerin insanlığın karşısına geçipgeçmeyeceği konusuyla ilgilenmemiz gerekiyor. Yazar Michael Wildenhain, kısasüre önce yayımlanan kitabında yapay zekâ sistemlerinin ne derece zeki olduğuve bir bilince sahip olup olmadığı üzerinde duruyor. Yazar, bilgisayar bilimive felsefe kaynaklarından yararlanırken edebi unsurların da içeriğe akmasınaizin veriyor. Son kertede, ruhsal varlıklara inanılması durumunda makinelerinbilincinin olduğuna inanılabileceğini söyleyerek tartışmayı teolojik alanahavale ediyor...”
Jutta Blume, Neues Deutschland
“Durumu ‘Bilgisayarlaredebiyatı yaratmaz ancak yapay zekâ fikrinin babası edebiyattır,’ ifadesiyleözetleyen Wildenhain, kitabında yapay zekânın eçirdiği ‘uzun kış’ın ardından2022 yılında ChatGPT’nin sahneye çıkmasıyla birlikte makinelere yönelik beklentilerinve korkuların yeniden canlandığına değiniyor...”
Kaynak: Bülten
En Çok Okunan Haberler